Sohbet: Tantra’ya giriş

Sohbet: Tantra’ya giriş
01/08/2018 Kaivalya Yogashram

“Problemler doğal bir zihin halinde yaşamadığın zaman gelir. O zaman, ne yapıyor olursan ol, aklın başka bir şeyde olacak. Evini temizlemen gerekiyor, ama zihnin plaja gitmeyi ve dondurma yemeyi düşünüyor. Zorluklarla karşılaştığın zaman işte bu andır.” Lama Yeshe

Yoga sohbetinde bir süre Venerable Lama Thubten Yeshe’nin Tantra’ya giriş üzerine verdiği öğretiyi izliyoruz. Bir yandan tercüme edip, üzerine güncel örneklerle konuları açarken bir yandan da laf lafı açıyor…

Öncelikle, cinsellikle ilgili çalışmaların günümüze ulaşan tüm Tantrik literatür ve gelenekler ele alındığında çok çok çok ufak bir yer kapladığını (önemsiz demiyorum) hatırlatarak o konuyu baştan kapatıyorum.

Rigveda’dan alıntılamak gerekir ise, “Gerçek birdir, bilgeler onu pek çok isimle çağırır.” Yoga, vedanta, budizm, jainism ve tantra gibi Hindistan’dan doğmuş tüm gelenekler binlerce senedir birbirlerini tohumlamakta ve geliştirmektedir. Özellikle hatha yoga doğrudan tantriktir. Bazı konularda farklı görüşler barındırsalar da bu öğretileri birbirlerine karşıt olarak algılamak yalnızca cehaleti körükler. Yoga dostu bizler için en hayırlısı felsefi tartışmalardan uzak durup, sayısız yoga üstadı yetiştirmiş tüm bu muhteşem bilgilerden elimizden geldiğince faydalanmaktır.

Siddhartha Gautama Buddha yaşamış en büyük yogi ve öğretmenlerden bir tanesidir. Yaşadığı zamandaki ruhsal yaşantının ortodoks yapısına alternatif bir sistem geliştirmiş ve öğretmiştir. Çeşitli görüşlere göre buna “orta yol” ismi de verilmektedir. Onun öğretileri daha sonra Hindistan’dan komşu ülkelere yayılarak oralardaki kültür ve geleneklerle harmanlanarak değişik budist ekolleri doğurmuştur. Budizm, aynı yoga gibi bir din veya felsefe değil, bir “dharma”dır. (Dharma terimi oldukça kapsamlı olduğu için burada onu “kozmik düzen ile uyumlu doğru davranışlar, kurallar ve çalışmalar yolu” şeklinde üstün körü bir tercüme ile açıklamayı tercih ediyorum.) Tibet budizmi (Vajrayana) ise farklı ekollerinde farklı öğretilerin ve üstadların etkileri bulunmakla beraber theravada budizmi, hint tantrik ve yogik gelenekleri ve budizm öncesi Tibet şamanik geleneklerinin etkilerini de barındıran tantrik bir disiplindir diyebiliriz.

Lama Thubten Yeshe (1935-1984) Tibet budizminin bir ekolü olan Gelug geleneğinden Tibet’li bir lamadır. Altı yaşındayken, Tibet’teki meşhur Sera Manastır Üniversitesi’ne girmiş ve burada 1959 yılına kadar okumuştur. Lama Yeshe okuldan ayrılışını şöyle açıklar, “O yıl Çinliler bize kibarca Tibet’ten ayrılmanın ve dış dünyayla buluşmanın zamanın geldiğini söyledi.” Lama Thubten Yeshe ve Lama Thubten Zopa Rinpoche, Hindistan’daki sürgünlerinden beri öğretmen ve öğrenci olarak, 1965’te ilk batılı öğrencileriyle tanışmışlardır. 1971’de  Nepal’de Katmandu yakınlarındaki küçük bir köy olan Kopan’a yerleşmişlerdir. 1974’te, Lamalar batı’da turne ve öğretilere başlamışlar, bu da sonunda Mahayana Geleneğinin Korunması Vakfı (FMTP) ile sonuçlanmıştır. Lama Yeshe 1984’te ölmüstür.

Yoga sohbetleri her cumartesi sabah dersinin hemen ardından 11.15’de. Sohbetlere katılım ücretsiz olup, herkesin katılımına açık…